☆TÜRK TİM☆
☆☆☆☆TÜRK TİM☆☆☆☆  
 
  GENÇLİĞE HİTABE VE ANLAMI 30.09.2022 15:23 (UTC)
   
 

GENÇLİĞE HİTABE VE ANLAMI

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Büyük Nutukunu son metni olan Gençliğe
Hitabesi, bütün Türk gençlerinin beynine kazıması gerektiği bir hitabe olup
içinde birçok anlamı barındırmaktadır.

Gençliğe Hitabe, Nutuk'da anlatılanların özetlenip bir sonuca varılması ile oluşmuş
öğüt niteliğinde çok önemli bir beyandır. Muhtevası incelendiğinde Atatürk'ün ileri
görüşlülüğünü dehasıyla birleştirdiği bir hitap olduğu ortaya çıkacaktır. Gençliğe
Hitabenin her cümlesi başlıbaşına bir güçlü mana içermektedir.





Gençliğe Hitabeyi yorumlayacak olursak; ilk cümlesiyle Türk Gençliğinin ilk
sorumluluğunun bağımsızlığımızı ve cumhuriyetimizi korumak ve savunmak
olduğunu Büyük Atatürk vurgulamaktadır. Bu gerçekten de en doğru ve keskin
ifadelerden birisidir. Türk Milleti tarihinden bugüne her zaman hür ve bağımsız
yaşamıştır. Bundan sonra da yaşayabilmesi de bu en önemli özelliğini korumasıyla
mümkün olacaktır. En büyük Türk Mustafa Kemalin "Bağımsızlık ve özgürlük
benim karakterimdir" sözü de Türk Milletinin bir ferdi olarak Atatürkümüzün de bu hürriyet mevzusunu ne kadar içselleştirdiğini gösterir. Aynı şekilde bağımsızlığımızın
bir ifadesi, şekillenmesi manasına gelen Türkiye Cumhuriyetini korumak ve savunmak da bağımsızlığımızı savunmakla eşdeğer tutulmalıdır. Bizim geçmişimizin, bugünümüzün ve geleceğimizin temeli bu anlayıştır.
Türk Milletinin en büyük serveti olan bağımsızlık ve cumhuriyetimize tarihte olduğu
gibi bugün de iç veya dış düşmanlar çıkacaktır. Türk Milletini ortadan kaldırmak
isteyen hainlerin de, bizim en önemli hazinemiz olan bağımsızlık ve
cumhuriyetrimize göz dikmesi de doğal bir sonuç olarak düşünülmelidir.



Biz, bağımsızlığımızı ve cumhuriyetimizi yitirdiğimizde gerçekten yok olma noktasına
gelecek olan bir büyük Türk Milletinin evlatlarıyız çünkü. Peki Türk Milletinin genç
evlatları, varlığımızı böylesine ciddiyetle tehdit eden iç ve dış düşmanlar karşısında
ne yapmalıdır? Elbette ki, Milli Mücadele döneminde olduğu gibi, bulunduğumuz
koşulları hiç dikkate almadan, ne olursa olsun bu en önemli hazinemizi korumalı,
ve korumak için de gereken şeyi kayıtsız şartsız yerine getirmeliyiz.

Gençliğe Hitabede Büyük Atatürk'ün de vurguladığı gibi bizim hürriyetimize ve
cumhuriyetimzie kastedecek olan düşmanlar, eşi benzeri olmayan bir galibeyet
elde edebilirler. Yurdumuzun en önemli kurumlarına yuvalanabilirler, ordumuzu,
donanmamızı etkisiz hale getirebilirler

Gençliğe Hitabede Büyük Atatürk'ün de vurguladığı gibi bizim hürriyetimize ve
cumhuriyetimzie kastedecek olan düşmanlar, eşi benzeri olmayan bir galibeyet
elde edebilirler. Yurdumuzun en önemli kurumlarına yuvalanabilirler, ordumuzu,
donanmamızı etkisiz hale getirebilirler. Gerçketen de şöyle bir düşünüldüğünde
ülkemizin gittiği süreç bu süreçtir. Vatanımızın en önemli kaleleri olarak
adlettiğimiz birimlere, kurumlara dış güçler kancayı atmış vaziyettedir. Ülkemizde
yaşanan olaylar, yıkımlar ve değerli aydınalrımızın ve vatansever devlet
görevlilerimiz hep bu noktaya dikkat çekmektedir. Kardeş kanı döktürmek için
milleti önceleri Sağ-Sol, Laik-Antilaik diye ayıranlar şimdi de etnik unsurları
azdırarak Türkiye üzerindeki hain planlarını uygulamaya sokmaya çalışmakatdırlar
. Vatanın en sağlam ve en güvenilir unsurları bile Türkiyemizin aleyhine işleyecek
şekilde emperyalist güçlerce yönlendirilmeye çabalanmaktadır.İrticacılar, bölücüler
aynı komprador gücün maşası haline getirilip kullanılmaktadırlar. Sözde
demokrasi, eşitlik, hürriyet satanlar da, yine sözde karşı oldukları güçlerin
himayesine girmiş vaziyetteler. Tarihsel süreçte önümüze çıkan kırmızı ve yeşil
tehlikeleri önümüze süren güçler Türk devletinin düşmanlarıdır. Bu yeşil ve kırmızı
tehlikelerin ve önümüze konulacak olan diğer tehlikelerin yurdumuzdaki taşeronları
da bir nevi bu hainlerin uzantısıdır. Tıpkı geçmişte Şeyh Saitlerle, Delibaşlarla,
çerkez Ethemlerle Türk Milleti uğraşmak zorunda kaldığı gibi, dış düşmanlarla
uğraşırken Türk genci bugün de yine benzer iç düşmanlarla karşı karşıyadır.
Mustafa Kemal Atatürk'ün bu hitabının en can alıcı noktası; aziz vatanımızın her
köşesinin düşman eline geçmesinden daha önemlisinin, memleketi
yönetenlerin(iktidar sahipleri) cahillik, gafillik ve hatta vatana ihanet içinde
bulunabileceğine işaret edilmesidir.


Bu durum gerçekten de Türk Milletinin ve
Türkiye Cumhuriyetinin başına gelebilecek en büyük tehlikelerden birisi olarak
görülmeli ve halkımız ona göre hareket etmelidir. İktidar sahiplerinin, demokrasi
veya insan hakları adına yapacağı vatanın vazgeçilmez değerlerini sarsma
çabalarına hangi durumda olursa olsun karşı çıkılmalı ve böyle bir iktidarın
ülkemizi yönetmesine izin verilmemelidir. Yolsuzluklarla, sorumsuzluklarla
hareket edenlere halkımız gereken cevabı vermeli ve bu türde olabilecek
iktidarlara karşı daima tetikte ve uyanık olmalıdır. Çünkü böyle bir gücün ülkemizi
çok kötü, fakirlik ve bitkinlik durumuna getirmesi Atamızın da belirttiği gibi işten
bile değildir.

Tarih, şartlar, iç ve dış düşmanların çabalarıyla ülkemiz bu sefil duruma düşerse
bir gün; Türk Genci, sadece vatanının bağımsızlığını ve cumhuriyetinin varlığını
düşünerek hemen yurdunu bu durumdan kurtarmalıdır. Bunun için ihtiyacı olan
gücü damarlarındaki kanda bulabilecektir. Çünkü onun damarlarındaki akan
bu kanla, bu bağımsızlık, bu topraklar kazanılmıştır. Çünkü bu kanın sahipleri
tarihin en eski medeniyetlerini kurmuş, yıllarca dünyaya hükmetmiş, düzen
vermiş, gittiği yerlere adalet ve hoşgörü götürmüş, ve zalimlere karşı en
büyük zaferleri kazanmış kimselerdir, yani Türk Milletidir. Türk Milleti için
bağımsızlık, bir yaşam ölüm meselesidir. Bu her zaman böyle olmuştur ve dünya
durdukça da böyle olacaktır. Memletinin ve milletinin sefalet durumuna düştüğünü
gören bir Türk Genci; Mete Hanları, Atillaları, Kürşadları, Alparslanları, Fatihleri ve
Mustafa Kemalleri hatırlayacak, milletinin büyüklüğünün izlerini kanında bulacak
ve milletini hak ettiği noktaya taşımak için hiç birşeyden çekinmeyecektir.
Atalarımızın genç, yaşlı, kadın, erkek demeden o azmiyle yedi düvele,
emperyalizme, zalimliğe karşı verdiği o büyük mücadeleyi o Kurtuluş Savaşımızı,
o Kuvay-i Milliyecileri ve Ulu Önderi ruhunda ve benliğinde hissettikçe kendini
vatanını ve bağımsızlığını savunmaya mecbur hissedecektir.

Türk Milletinin her ferdi, Atamızın büyük NUTUK'unu ve de bu nutkunun en önemli
varışını yani Gençliğe Hitabesini çok iyi özümsemelidir. Çünkü bu hitabe
beynelminel bir hitabe değildir. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük liderinin Türk
Gençliğe vasiyeti niteliğindedir çünkü. Ve çünkü, burda anlatılanların benzerlerini
Türk Milleti tarihin farklı dönemlerinde hep yaşadı ve hep bağımsızlık bilinciyle
bugüne kadar var oldu. Yarın da var olması bu hitabenin anlamını bilmekle,
kavramakla yakından ilişkili olacaktır. Bizim bu hitabedeki şuuru ve bilinci
özümsememiz yalnızca Ulu Önderin ve Atalarımızın vasiyeti değil, aynı zamanda
çocuklarımıza ve geleceğimize bırakacağımız miras olmalıdır. Türk Milletinin
mensubu olmak bunu gerektirir.

Kaynak:http://kemalistler.net/viewtopic.php?t=96

 
  ☆ TÜRK TİM ☆
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
TÜRK TİM
Bugün 2 ziyaretçi (29 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol